Deprecated: Function set_magic_quotes_runtime() is deprecated in /home/hiperak/public_html/hiperaktivite/wp-settings.php on line 18 Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği » Geç Kalıyorum… Yine mi?

Geç Kalıyorum… Yine mi?

Zaman yönetimi, DES’li insanlar için gerçekten büyük bir sorundur. Ara sıra herkes geç kalabilir, fakat bir çok DES’li için bunun tam tersi geçerlidir, onlar genellikle geç kalırlar. Toplantılara gecikirler. Arkadaşlarını bekletirler. Çocuklarını okuldan almakta gecikirler. Telaş içinde son dakika işlerini yapmaya çalışır, kayıp cüzdanlarını, cep telefonlarını veya anahtarlarını ararken, karşı tarafı bekletirler.

Bunu yapan DES’lilerin niyeti kesinlikle düşüncesizlik veya saygısızlıklık etmek değildir. Ancak kronik geç kalışları nedeniyle çoğunlukla bu şekilde değerlendirilirler. DES’lilerin arkadaşları, aile üyeleri ve iş arkadaşlarıyla iyi ilişkiler kuramamalarının altında yatan nedenlerden biri de bu yanlış anlaşılmadır.

“Zamanında” ne demek?
DES’liler genellikle bir randevuya veya toplantıya tam planlanan başlama saatinde gitmeleri gerektiğini düşünürler. Büyük hata. Her zaman 15 dakika erken varacak şekilde hareket etmek daha güvenlidir. Böylece trafikte takılırsanız veya başka bir gecikme söz konusu olursa bile, yine de zamanında ulaşma şansınız yüksek olacaktır.

Toplantı için saat verirken, etkin satıcılardan ders alın: Yapabileceğinden azını vaadet, fazlasını ver. Başka bir deyişle, şu veya bu saatte orada olacağınızı söyleyin, ama her zaman erken gidin.

Beklerken sıkılmaktan korkuyorsanız, yanınıza bir kitap ya da dergi alın veya o zaman aralığını bir not yazmakla, bir telefon konuşmasıyla veya kısa bir yürüyüşle değerlendirmeyi düşünün.

Gerçekten ne kadar sürer?
Sık sık kullandığınız yollarda zaman tutun. “10 dakikalık” market ziyaretinin gerçekte “20 dakika” sürdüğünü farketmek şaşırtıcı olabilir. Yolda geçen zamanınızı olduğundan daha kısa sanmaktan vazgeçin. Daha önce gitmediğiniz bir yola çıkacaksanız, yolun ne kadar süreceğini harita veya şehir planı kullanarak anlamaya çalışın. Eğer yolculuğunuz işe gidiş dönüş trafiğine rastlayacaksa, tahmin ettiğiniz sürenin üstüne fazladan bir 20 dakika daha ekleyin.

Bir değil iki çalar saat
Randevu saatinizi başlangıç noktası olarak alıp, işten veya evden ne zaman ayrılmanız gerektiğini tahmin edebilmek için geriye doğru gidin. Saatinizin, bilgisayarınızın veya cep telefonunuzun alarmını belirlediğiniz süreden beş dakika önce çalacak şekilde kurun, ikinci alarm kapıdan çıkış saatinizden beş dakika sonra çalacak şekilde kurulmuş olmalıdır.

İlk alarm çaldığında, her ne yapıyorsanız bırakın, yapışkanlı bir not kağıdına nerede kaldığınızı gösterir bir iki cümlelik not yazın. İkinci alarm çalmadan önce kapıdan çıkmaya çalışın. Bu hesaplamalar için yardıma ihtiyacınız varsa (www. addplanner.com ) adresinden DES Ajanda anlamına gelen “ADD Planner” veya benzeri bir programa göz atabilirsiniz.

Kapıdan çıkmak
Eğer siz de “bir türlü bulamıyorum” sendromundan muzdaripseniz, en iyi çare gayet açıktır: daha iyi hazırlık. Ne giyeceğinize karar verin ve giysilerinizi önceden hazırlayın. Yanınıza almanız gereken şeyleri günlere göre etiketlenmiş kutu veya sepetlere koyarak kapıya yakın bir yere yerleştirin. Gideceğiniz yeri düşünün, (kaybolma veya trafikte takılma olasılığına karşı) iyi bir adres tarifi ve buluşacağınız kişinin telefon numarasını yanınıza aldığınızdan emin olun.

Dikkatleri çok dağınık olduğu için bir çok DES’linin zamanında kapıda olması hemen hemen imkansızdır. Sizi “son bir şey daha” yapmaktan alıkoyacak bir sistem geliştirmek yararlı olabilir.

Hastalarımdan bazıları arabalarına giderken “Arabama gidiyorum, arabama gidiyorum, arabama gidiyorum” şeklinde ne yaptıklarını yüksek sesle tekrarlamanın dikkatlerinin dağılıp başka bir şeyle oyalanmalarına engel olabildiğini keşfettiler. Başka bir grup ise Time Timer (www.timetimer.com ) gibi bir çeşit görsel hatırlatıcı kullanıyor. Siz de kendiniz için işe yarayan şeyi bulun.

Başarısızlığı, ve başarıyı, hayal edin
DES’liler genellikle önemli bir toplantıya gecikmenin yol açabileceği sonuçları hafife alırlar. Bu eğilimi tersine çevirmek üzere bekleyen kişinin ne düşüneceğini ve neler hissedeceğini gözünüzde canlandırmak için bir kaç saniye harcayın. Ne diyecektir? Yüzünde nasıl bir ifade olacaktır?

Şimdi de zamanında gittiğinizde göreceğiniz onaylayıcı bakışı ve dostça selamlamayı gözünüzün önüne getirin. Amacınıza doğru ilerlerken bu başarı duygusunun tadına varın.

Yazan: MICHELE NOVOTNI, PH.D., Amerika’daki Ulusal Dikkat Eksikliği Sendromu Birliğinin eski başkanı ve Pennsylvania,Wayne Danışma Merkezinde psikolog.

Makale http://www.additudemag.com adresinden çeviren: Jale Çam Çetintaş.